BAKAN KİRİŞCİ TARIMDA BİR DEVRİM, YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYACAK

TARIM ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, tarımda 9 kanun ve 40 maddelik yeni mevzuatla birlikte planlı tarım, sözleşmeli üretim ve ekilmeyen alanların ekilmesini sağlanması gibi yeni uygulamaların hayata geçeceğini belirterek, Bu mevzuat adeta tarımda bir devrim, yeni bir dönem başlayacak. 2023’te yeni bir yüzyıla başladık, işte bu yeni yüzyıla yakışacak şekilde planlı üretimin ve sözleşmeli üretimin yine ekilmeyen alanların boş kalmaması için bu üretimin gerçekleştirilmesi elbette yeni yüzyıla yakışan davranış dedi. Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, tarım sektörü temsilcileriyle toplantıya katılmak üzere Kırklareli’ye geldi. Valiliği ziyaret eden Bakan Kirişci’yi burada Vali Birol Ekici karşıladı. Bakan Kirişci valilik ziyaretinin ardından Kırklareli Üniversitesi konferans salonuna tarım sektör temsilcileriyle buluştu. Toplantıya Kırklareli Valisi Birol Ekici, AK Parti Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz, bakanlık temsilcileri ve çok sayıda üretici katıldı.

‘TARIM VE GIDA İHRACATINDA HEDEF YIL SONUNA KADAR 36 MİLYAR DOLAR’

Toplantıda konuşan Bakan Kirişci, AK Parti hükümeti göreve geldiğinde ülkedeki tarım ve gıda ürünleri ihracatının 2.8 milyar dolar olduğunu, bugün itibariyle bunun 30 milyar dolara çıktığını belirterek, Türkiye 2002 yılında o gün için 2.8 milyar dolarlık bir ihracatı var ama bugün 30 milyar dolarak geldi. Biz göreve geldiğimizde tüm Türkiye’nin ihracat rakamı 36 milyar dolardı. 2022 sonu itibariyle tek başına tarım ve gıda ürünleri ihracatı 30 milyar dolar. İnşallah hedefimiz yıl sonu itibariyle bu 36 milyar doları tek başına tarım sektöründe gerçekleştirmek dedi.

‘TAHIL KORİDORU DÜNYAYA RAHAT NEFES ALDIRDI’ Doğru hamleler sonucu Rusya-Ukrayna savaşında, Türkiye sayesinde açılan tahıl koridoru ile gıda krizinin çözüldüğünü anlatan Kirişci, Allah’tan sayın cumhurbaşkanımızın önderliğinde, izlemiş olduğumuz, her iki ülke de bizim için dost ve komşu ülkelerdir deyip, birini diğerine tercih etmedik ve doğru bir politika, milli bir duruş sergilendiği için bugün devamında 860 civarında geminin geçtiği bir tahıl koridorunu açtık. 6 ay çalıştı, bir 6 ay daha geçti, şimdi bir 2 ay daha uzatması var. Temennimiz bunun uzaması. Geçen yıl bu zamanlarda akaryakıtın 31 liraya kadar çıktığını şöyle bir hatırlayalım. Bugün akaryakıt 21 lira. Bugün 1 yıl öncesine göre gübreyi daha ucuza alabilir hale geldik. Sadece tarım ürünleri ve gıda sektöründe değil, bütün emtia fiyatlarında ciddi bir gerileme, bu tahıl koridorunun cari olması, yürürlükte olması sayesinde dünyaya nefes aldırdı. Millet ‘oh be’ dedi. Çünkü nereye gideceği belli değildi. Geçen yıl bu zamanlarda bir ton buğday 445 dolardı. Bu yıl şu anda buğday almak isterseniz 295-300 dolar. Bunları bir rastlandı, tesadüf veya iki kişi arasında geçen bir görüşme olarak görürsek, kendi ülkemize haksızlık etmiş oluruz. Çünkü Türkiye herhangi bir ülke değil, Türkiye güçlü bir ülke, Türkiye tarımsal üretimiyle de vazgeçilmez olduğunu gösteren bir ülke oldu diye konuştu.

‘HER ŞEHRİN KENDİNE YETERLİ OLMASI GEREKİYOR’ Bakan Kirişci, tarımın stratejik açıdan önem arz ettiğini belirtip, yapılması gereken 4 şeyin olduğunu kaydetti. Tarımda arz güvenliği, güvenilir gıda, gıdaya erişim ve güvenilir sistemden oluşan 4 maddeye dikkat çeken Kirişci, Bu sistemlerin risklere karşı dayanıklı olması gerekiyor. Ne demek istiyorum Her şehrin mutlaka kendine yeterli olması gerekiyor. Örnek veriyorum, buna kent tarımı diyorum; Antalya’dan domates yola çıkıyor, 750 kilometre yol kat ediyor. Bu 750 kilometre yol 270 bin kamyonla Türkiye’deki 76 ilden İstanbul’a tedarik yapılıyor. 140 milyon kilometre yol kat ediyor. Üretim noktasından tüketim noktasına gelmesi 4 gün sürüyor. Bu doğal olarak, lojistik maliyetleri arttırıyor, ürünün gıda tazeliğini ortadan kaldırıyor, karbon ayak izine sebebiyet veriyoruz, bunun da büyüklüğü 117 bin ton. Bundan dolayı diyoruz ki; yerinde istihdam, başka bir kısmı kent tarımı. Şu anda Kırklareli bu manada artısı olan bir şehir, pozitif durumda olan bir şehir. Niye 750 kilometre mesafeden gelsin Hemen başında İstanbul kendisinin bir metropol kent olarak burası çok güzel bir tedarikçi kent olabilir. Burada endüstriyel seralar ve bu endüstriyel seralar içerisinde jeotermal başta olmak üzere yenilenebilir enerjiyle ısıtılan seralar, aynı zamanda burada sera OSB’ler, bunlar mutlaka hayata geçirilmeli şeklinde konuştu.

‘PLANLI TARIM VE SÖZLEŞMELİ ÜRETİM SİSTEMİ GELİYOR’

Tarımda yeni mevzuat değişikliğiyle planlı tarım ve sözleşmeli üretim modellerinin hayata geçeceğini anlatan Tarım ve Orman Bakanı Kirişci, 9 Kanun ve 40 maddeden müteşekkil bu değişikliği tam da seçime giderken, seçim takvimi ortadayken ki meclisi bilenler bilir, bu dönemlerde meclisten mevzuat çıkartmak kolay değil, çünkü herkesin odaklandığı şey seçimdir. Burada özellikle planlı tarımı mümkün kılan, sözleşmeli üretimi gündeme getiren, ekilmedik bir karış toprak bırakmayan ve de üreticinin tamamını çiftçi kayıt sistemi içerisinde veya diğer sistemlerde kayıt altına alıp desteklemeye çalışan bir mevzuatı şu anda kazanmış durumdayız. İnşallah en kısa zamanda sayın cumhurbaşkanımız bunu onaylar ve resmi gazetede yayınlanır ama biz her ihtimale karşı, zamanı iyi kullanmak için alt mevzuatlar noktasında arkadaşlarımıza talimat verdik, bu çalışmaları hızla yürütüyorlar ifadelerini kullandı.

‘BU MEVZUAT TARIMDA BİR DEVRİM’ Yeni başlayacak sözleşmeli üretim modelini anlatan Bakan Kirişci, Artık tarafların hukukunu müştereken gözeterek, çünkü burada alıcıyı da mağdur etmemek lazım ama tüccarın mağdur edilmemesi kadar, üreticinin de mağdur edilmemesi önemli. Dolayısıyla üreticimiz bizim vazgeçilmezimiz. TARSİM marifetiyle, ürünün sigortalanması dahil her türlü işlem var. Ürettim, kimin alacağını biliyorum, kaça vereceğimi de biliyorum, bu ürünün bir pazar sorunu olmadığını da biliyorum. Bu bizim arzuladığımız bir sistemdi değil mi Bu sene patates para etti, bu sene patatesten zarar ettik. Bunlar bu ülkenin sıklıkla şahit olduğu hadiselerdi. Artık bunlar da inşallah tedavülden kalkacak. Kısacası bu mevzuatla adeta tarımda bir devrim, yeni bir dönem başlayacak. 2023’te yeni bir yüzyıla başladık, işte bu yeni yüzyıla yakışacak şekilde planlı üretimin ve sözleşmeli üretimin yine ekilmeyen alanların boş kalmaması için bu üretimin gerçekleştirilmesi elbette yeni yüzyıla yakışan davranış şeklinde konuştu.

‘2 YIL ÜRETİM YAPMIYORSA, RAYİÇ BEDELLE KİRALAYACAĞIZ’ Yeni sistemde 2 yıl üretim yapmayan üreticinin tarlasının üretim yapacak kişiye kiralanmasını sağlayacaklarını kaydeden Bakan Kirişci, Üreticinin, üretim alanında 2 yıl üretim yapmadığı tespit edilirse biz artık ona diyeceğiz ki; ‘Arkadaş sen burayı üretim için kullanmıyorsun. Biz burada bir rayiç kira bedeli belirledik ve bu kira bedelini sana veya varislerle birlikteyseniz size ödeyeceğiz’ diyeceğiz. Bu bir çözüm olacak, biz o kiralanan alanı da başta orada yerleşik olan insanlar olmak üzere sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri, onları önceleyerek daha sonra da dışarıdan gelenler kimlerse, bunlara da kiralanmasını sağlayacağız dedi.

‘ÇKS’YA KAYITLI VEYA DEĞİL SORUNU KALMAYACAK’ Çifti Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olmayan üreticinin kalmayacağını belirten Bakan Kirişci, ÇKS konusunda diyeceğiz ki il ve ilçe müdürlüklerimize; ‘gidin arkadaşlar, bakın orada bu hayvan var mı’ veya ‘gidin bu koordinatlarda üretim faaliyeti var mı, üretim varsa ne üretiliyor, bunları alın lütfen kaydedin’ diyeceğiz. Böylelikle ÇKS’ye kayıtlı-değil veya mülk sahibiyle sözleşmeli var yok, bunların hepsi bitmiş olacak. Bunların hepsi önemli bir kanayan yaramızı da ortadan kaldırmış olacağız diye konuştu.

‘GÖREVİ BAŞINDA HAYATINI KAYBEDEN ORMANCILAR ŞEHİT SAYILACAK’

Yeni mevzuatta ormancılıkla ilgili de yenilikler olduğunu dile getiren Bakan Kirişci, Ormancılıkla ilgili meri uygulamamızda, hali hazırdaki üreticimiz, orman köylümüz, orman önünde ama ormandan bir gelir elde etme konusunda eksiklik vardı. Şu anda bu yeni uygulamayla biz varsayalım ki burada ormandan elde edilen gelir 1 milyar lira. Bu 1 milyar liralık gelirin 200 milyon liralık masrafı var, geriye 800 milyon lira kaldıysa biz bunun yüzde 10’unu dönüp ormanda kesim işlemlerini yapan, orman köylümüze ‘gel kardeşim, bu senin gelirindir’ diyeceğiz ve bu yüzde 10’u vereceğiz. Bu birincisi. İkinci olarak hali hazırda şu anda yüzde 30 olan iskonto oranı, kendi yakacağımız için kullandığımız odun, veya evlerimizin yapımında kullanacağımız kereste için buralarda maliyetinin yüzde 70’ini almayacağız, yüzde 30’unu orman köylümüze vermiş olacağız. Bugüne kadar ormanda 133 şehidimiz oldu, ama bunun 105’i kendi vatandaşımız, geri kalanı yabancı. Yabancıları hariç tutacak olursak bu 105 kardeşimiz başta olmak üzere, Allah hiçbir kardeşimizin tırnağına yangında zarar vermesin ama verdiğinde de eğer bu kardeşlerimizi kaybedersek, bunlar şehitlik payesi alacaklar, tıpkı diğer şehitlerimiz gibi muamele görecekler şeklinde konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir