Sivas’ta doğup Cumhuriyet Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatı bölümünden mezun olan Sümeyra Taş Yıldırım’ın hayatı, pandemi döneminde beklenmedik bir yöne kaydı. Mezuniyet döneminde iş bulmanın zorluğundan bahseden Yıldırım, eşinin mesleğine olan ilgisinin zamanla tutkuya dönüştüğünü aktardı. “Eşim bazen arızayı bulamadığında eve döndüğünde bile aklında o sistem üzerinde düşünüyordu, nerelerden hata yapabileceğini sürekli analiz ediyordu ve bunları bana da anlatıyordu,” diyen Sümeyra, “Beraber düşünerek sorunun çözümünü buluyorduk. Onun bu merakı benim de sisteme olan ilgimi artırdı. Araçların çalışma mantığını anladıkça, bu alanda ilerlemenin bana kattığı değeri fark ettim. Böylece hem eşimle ortak bir dil geliştirdik hem de kendi potansiyelimin kapılarını aralamış oldum,” ifadelerini kullandı.
Eşinin iş yerinde daha fazla vakit geçirmek, ona yardımcı olmak ve birlikte yemek yiyebilmek istediğini belirten Sümeyra, dükkandaki iş yükünün büyük kısmının eşinin üzerinde olduğunu dile getirdi. “Araçların tamiri, dükkânın temizliği ve muhasebesi gibi birçok sorumluluk vardı. Bu yükleri biraz hafifletmek ve işleri daha hızlı bitirmek istedim,” diyen Yıldırım, “Evde oturup onun gelmesini beklemek yerine aktif olarak çalışmak istedim. Bu sayede işlerimizi daha verimli yapıyor, birbirimize daha fazla destek oluyorduk. Eşimin eve döndüğünde yaptığımız düşünce fırtınaları ve arızayı bulma hissi, gurur verici bir duyguydu. Bu hissiyatı çok sevdiğim için eşimin araçlarını tamir ederkenki merakım her geçen gün arttı,” şeklinde konuştu.
İlk kez sanayiye girdiğinde korku ve tedirginlik hissettiğini belirten Sümeyra, “Tehlikeli aletlerin bulunduğu bir ortamda, en küçük bir hatanın büyük sonuçlar doğurabileceğini biliyordum. Liftin altında kalma riskini her zaman aklımda tutuyordum ve bu yüzden araç lifte yaklaşırken asla altına girmemeye dikkat ediyordum. Saçlarımın pervaneye dolanma ihtimali bile beni ekstra tedbirli olmaya yöneltiyordu. Her hareketimi kontrol ederek riskleri en aza indirmeye çalışıyordum. Kadın müşterilerin az olması da beni daha çekingen hale getiriyordu. Genelde erkek akrabaları aracılığıyla araçlarını getiriyorlardı,” dedi.
İlk iş yerinde temizlik yaparak başladığını söyleyen Sümeyra, “Benim için temizlik her şeyden önce gelirdi. Eşim vakit bulamadığı için dükkânın temizliği genellikle göz ardı ediliyordu. Ben ise çalışma ortamımı temiz ve düzenli tutmayı sevdiğim için ilk işim temizlik oldu. Zamanla eşime sorular sorarak ve ondan destek alarak daha sistemli bir çalışma düzeni oluşturmayı başardım. Bu sayede işimi daha güvenli ve kendime uygun hale getirmeyi başardım,” açıklamasında bulundu.
Sümeyra, “Anahtar tutuşunun bir kişinin kaderini değiştirebileceğine inanıyorum. Bunu bizzat kendimde deneyimledim. Eski nesil ustalar, gelen çırakların anahtarı nasıl tuttuğuna bakarak onların bu işi yapıp yapamayacaklarını anlarlarmış. Eşim de eski nesil ustalardan yetiştiği için bu meslek geleneğini sürdürüyor,” diyerek, birlikte çalışmak isteyen çıraklar için bu durumun önemine değindi.