Muğla’nın Bodrum ilçesindeki Cennet Koyu-Gökburun bölgesinin özelleştirilmesi süreci uzun bir zamandır devam ediyor. Cengiz Holding tarafından inşa edilen otel projesi hızla ilerlerken, yaklaşık 68 hektarlık alanın geçmişte Osmanlı tapusuna dayanan zilyetlik kayıtlarıyla Bodrumlu halkın mülkiyetinde olduğu biliniyor. Bu tarım arazisi, AKP iktidarı döneminde halktan alınarak Cengiz Holding’e devredildi. Danıştay’ın bu işlemi iptal eden kararına rağmen, süreçte herhangi bir değişiklik yaşanmadı.

Arazi, Hazine’ye devredildikten sonra Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun (ÖYK) 1 Haziran 2010 tarihli kararıyla özelleştirme kapsamına alındı. İhale süreci, 12 Temmuz 2012’de başlatıldı. Bölgenin tarihsel sahipleri Ahmet Toker ve Süheyla Kasal, Danıştay’da ihalenin iptali ve yürütmenin durdurulması için dava açsa da, süreç ilerleyişini sürdürdü. Hazine ile Cengiz Holding’in Bodrumbir Turizm Yatırım AŞ arasında yapılan satış sözleşmesi, mahkeme süreciyle göz ardı edildi.

Bodrum 1. Hukuk Mahkemesi, taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verirken, ÖYK’nın davaya müdahil olmaya çalışması sonucunda bu tedbir kaldırıldı. Yapılan temyiz başvuruları ise reddedildi. İhalenin bedeli olarak belirlenen 277 milyon liranın Ziraat Bankası kredisiyle finanse edildiği belirtiliyor. Ancak, satış işleminin mevzuatta öngörülen eş zamanlı yapılma şartına uymadığı iddia ediliyor.

5 Temmuz 2013’te Milli Emlak tarafından tapu devri gerçekleştirildi ve kısa bir süre sonra, Ziraat Bankası lehine 180 milyon dolarlık ipotek tesis edildi. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 8 Aralık 2016’da özelleştirme ihalesini iptal etti ve taşınmazın mülkiyetinin yeniden Hazine’ye dönmesi gerektiğini belirtti. Ancak, bu karara rağmen ÖYK, Danıştay’ın talimatlarını yerine getirmedi. Taşınmazın geri alınması için hiçbir adım atılmadı ve süreç yeniden yargıya taşındı. Danıştay 13. Dairesi, yürütmeyi durdurma kararı alsa da, bu durum Cengiz Holding’in projelerini durduramadı.

Bodrum’daki bu durum, kamu mülkiyetinin özelleştirilmesi ve mahkeme kararlarının uygulanmaması açısından önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor.