Altın Yatırımcıları İçin Umut Verici Gelişmeler

Altın Yatırımcıları İçin Umut Verici Gelişmeler

8 Haziran 2026 tarihinde ABD’de açıklanan istihdam raporu, güçlü sonuçlarıyla birlikte küresel piyasalarda önemli etkilere yol açtı. Bu durum, Federal Reserve’in (FED) faiz artırımı yapacağı yönündeki endişeleri yeniden gündeme getirerek altın fiyatlarına aşağı yönlü baskı yapmaya devam ediyor. Yükselen petrol fiyatlarının yarattığı enflasyon korkuları ile birlikte, ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,58’e yükselerek altın fiyatlarının düşüş göstermesine neden oldu. Özellikle altının ons fiyatı, 23 Mart’tan bu yana en düşük seviyeye inerek 4 bin 297 dolara geriledi.

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, yaşanan bu piyasa dalgalanmalarını değerlendirerek altın ve gümüş yatırımcılarına yönelik önemli yorumlarda bulundu. Memiş, ABD’de tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin üzerinde gelmesiyle birlikte paranın fonlara kaydığını ve bu durumun altın ve gümüşde sert satışlara yol açtığını ifade etti. Fiyatların 6 ay aradan sonra Ocak ayı seviyelerine düştüğünü belirten Memiş, bu geri çekilmelerin kalıcı olmayacağını ve yatırımcılar için büyük bir alım fırsatı sunduğunu vurguladı.

Dünya genelinde sadece bireysel yatırımcıların değil, merkez bankalarının da düşük fiyatlardan yararlanarak altın stoklarını artırmaya devam ettiğini söyleyen Memiş, bu düşüşlerin talebi canlı tuttuğunu aktardı. Uzman, piyasada savaş gerekçesiyle bir manipülasyon ortamının oluştuğunu ve FED’in faiz artırım ihtimalinin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Ayrıca, “Altın ve gümüş, kısa vadeli bir yatırım aracı değildir. Biz bu düşüşleri alım fırsatı olarak değerlendiriyoruz. Düğün yapacakların bu zamanı iyi değerlendirmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu düşüşler kalıcı olmayacak” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

İslam Memiş, yatırımcıları önümüzdeki günlerde yoğun bir veri takviminin beklediğini ve küresel ile yerel piyasalarda hareketliliğin artacağını da belirtti. Merkez bankalarının alacağı kararların yakından izleneceğini ifade eden Memiş, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) açıklayacağı faiz kararlarının yanı sıra ABD’den gelecek üretici fiyat endeksi (ÜFE) ve işsizlik maaşı başvuruları verilerinin piyasalardaki yönü üzerinde belirleyici olacağını vurguladı.

Ayrıca, jeopolitik risklerin artış gösterdiğine dikkat çeken Memiş, İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 4,5 oranında yükseldiğini aktardı. ABD Başkanı Donald Trump’ın jeopolitik süreçlere ilişkin baskılarını sürdürdüğünü ve yakın gelecekte bir anlaşma zeminine ulaşılabileceğini tahmin eden uzman, bu süreçte kısa vadeli işlemlerden kaçınılması gerektiğini uyardı.

Author: Ece Şahin